Birkaç sene evveldi. Sezonun tam şahşahalı zamanı. Birkaç seferdir gittiğimiz yörükbayır merasında avlanıyoruz . fakat her gidişte büyük bir domuz sürüsünün gezdiğini izlerinden takip ediyoruz ama bir türlü denk gelemedik. Ulen diyorum birgün denk gelecek bunlar onlar hancı biz yolcu.
O sabah yine hazırlandık ve aynı yere 4 kişi gittik. Saldık köpeklerimizi . ama köpekler bizim saldığımız çataktan atlayıp öbürüne geçtiler. Ufak ufakta başladı sesler. Sabah sabah nede iyi geldi . bir müddet sonra canavarlar avı kopardılar . çatır çatır kovuyorlar ama ne kulak ziyafeti. Karşı sırttaki bir patekada avı gördüm bir tavşan çatağa doğru iniyor. 100 metre kadar arkadan köpeklerde iniyor aynı yerden fakat köpekler eksik ikisi kovuyor sadece tavşanı. Avın geçeceği belli başlı yerler tutulmuş heyecanla bekliyor kime çıkacak tavşan diye arkadaşlar.tabi bende.
Ben yangın yolunun kenarında bekliyorum bir ağlat ağacı altında. Tam bu arada arkamdaki bölgedede bir çatırtı koptu. Diğer köpeklerinde nerede olduğu çıktı ortaya. Bir yerde bölünmüşler iki köpek tavşanla oyalanırken onlar farklı yerde kalmışlar. Ama arkada kovan köpeklerde en az önümüzdekiler kadar ateşli kovuyorlar. Tabiri caizse çataklar birbirine kavuşuyor sanki. Birde düşünün bu çataklardaki ekolanmayı. İnanılmaz bir haz inanılmaz bir çoşku. Artık isterse avda çıkmasın veya vurulmasın bu sesler yetiyor insana. Önden gelen tavşan ama arkadakilerin ne peşinde olduklarını bilmiyorum. Yolu ortaladım ve her iki tarafıda kolluyorum. Arka çataktaki köpekler iyice bindirdi. Çökmüş olduğum yerden kalktım. Birde ne göreyim çamlıktan kıvılcımlar yükseliyor. Ama köpekler ne kadar hararetli kovsada onlardan değilmiş. Birden kalkınca tansiyon düştü herhalde zaten zaman zaman olur böyle. Her iki tarafımdaki ses seronomisi mest etmeye yetiyor.
Birazdan kulağımada bazı sesler gelmeye başladı. Fırk fırk gibi. Çamlık çok sık olduğundan içerisi görülmüyor . biraz eğilerek baktım yüzlerce bacak görüyorum fakat yanlamasına gidiyorlar. hedefi tam manası ile görmedende atış yapmak yanlış olur. Hemen süperpozemi kırdım ve fişekleri süratle değiştirdim iki tek kurşun yetiştirdim ve domuzlar yolu atlamaya başladı. Bir sürü domuz yolu atlıyor görülmeye değer bir manzara. İlk domuz geçince arkasından gelenler artık onu takip ederler . ateşe atlarlar deyim yerindeyse. Mesafede çok yakın 30-40 metre arası. Kaldırdım silahı hangisine atacağıma karar vermek zor. Bir tanesini yakaladım arpacıkta. Ve tetiğe dokundum . o büyük domuz (yada bana göre büyük) olduğu yere düştü.
diğerleri hala yola atlamaya devam birine daha yetiştirebildim burun üstü yere vurdu ama kalktı çamlığa girdi. Fişek değiştirip tekrar atış yapmak için ne biçim bir süratli hareket etmeye çalışıyorum sizde görün. Evet birtanesi ile daha sıcak temasa geçtik iki el de ona attım ama oda yıkıla döküle girdi çamlığa. Sanırım 50 kadar domuz geçti önümden. Arkamı görmüyorum tabii. Tüm dikkat önümden geçenlerde. Arkamdanda bir o kadar geçmiş. Sürü çobanı gibi aralarında kalmışım.Oradaki tek sıkıntım elimde o gün otomatik olmaması . evde iken elime almışken bıraktım. Eğer onu alsaydım orayı belediye mezbahasına çevirirdim herhalde. Attığım yerde düşmeyen domuzlarda 200 metre kadar ileride ikiside birbirine yakın bir mesafe içinde düşmüşler. orada yoğun bir trafik yaşandı . ve bu kargaşadan tek faydalanan tavşandı . o sıyrıldı gitti. ama haftası aynı çatakta oda vuruldu. sadece domuzlar ona bir hafta fazla yaşam hakkı tanıdı.
Yani süper poze ile 4 el atıp 3 domuz düşürdüm. Fakat arkadaşlara göre 5 el atmışım öyle duymuşlar. Doğrudur beklide ben o hararet arasında atış sayımı bilmiyor olabilirim. e olaçak tabiki o kadar . hikmet abim olsa benim sırtımı sıvazlardı yani .
arkadaşlar bu anıyı daha öncede paylaşmıştıkta site arızalanınca bu anı da gitmişti. sevgili hikmet abim tekrar yazmamı istedi . onu kıramadığımdan dolayı tekrar veriyoruz. izleyicilerimizden özür diliyoruz
selamlar