|
ALTIN MAYMUN (Rhinopithecus roxellanae) 55-85 cm. uzunluğundan başka 60 cm.lik de bir kuyruğu olan bu maymun, Çin'in dağ ormanlarında yaşar. Dişisi, erkeğinden biraz daha küçüktür. Kışın, 70 bireylik bir grupla ormanlarda yiyecek arar. Genellikle besin maddelerinin bol bulunduğu yazın ise, grubun sayısı 300'e kadar çıkar. Bölgede neredeyse 1000 yıldır uzun tüyleri nedeniyle avlanan bu maymunların postu kürklü giysilerin yapımında kullanılmaktadır. Günümüzde de yaşam alanının giderek sınırlanması nedeniyle başka bir tehlikeyle karşılaşmıştır. Vahşi ortamı dışında, örneğin hayvanat bahçelerinde pek uzun yaşayamayan bu primatın 3000-4000 kadar örneği kalmıştır... AMUR (ASYA) LEOPARI (Panthera pardus orientalis) Sibirya, Çin ve Kuzey Kore'de çok az sayıda kalan bu memelinin ağırlığı 45-90 kg'dir. Türünün diğer cinsleri gibi albenili postu nedeniyle geçmiş yıllarda çok sayıda avlanan bu hayvan, çöken SSCB ekonomisinden de etkilenmiştir; yaşadığı ormanlar özelleştirilmekte, dolayısıyla ağaçlar kesilerek yaşam alanı daraltılmaktadır. Tıpkı Sibirya kaplanı gibi çok azalan Amur leoparının bugünkü sayısı 300'ün altındadır. Bu nedenle Rusya-Çin sınırında bir rezerv bölgesi ayrılması için çalışılmaktadır. Yaşam biçimi de Sibirya kaplanıyla benzerlik gösterir. ORGALİ (Ovis ammon) Çift tırnaklıların en büyük türlerinden bir tanesidir. Erkeklerin yüksekliği 1.25 m, ağırlığı ise 230 kg'dır. Dişi erkeğe oranla küçüktür ama boynuzları daha biçimlidir. Genellikle Altay Dağları'nda ve Batı Moğolistan'da yaşarlar. Bu vahşi keçi, ot, yeşillik ve ağaç yapraklarıyla beslenir. Dişi, her batında bir, ender olarak iki yavru doğurur. Argalinin evcil keçinin atası olduğu kabul edilmektedir... ASYA BABUNU (Papio anubis) Güney, Güneydoğu Asya'da yaşayan bu primatın erkeğinin boyu yaklaşık bir metre, ağırlığı ise 22-50 kg. arasındadır. Kuyruğunun uzunluğu 70 cm'yi bulur. Daha çok kayalıklarda dolaşan bu hayvan, 12-300 kişilik gruplar oluşturur. Meyve, ağaç kabuğu ve küçük omurgasızlarla beslenirler. Ancak, güçlü yetişkinler, keçilere ve küçük geyiklere de saldırırlar. Dişi, her keresinde bir yavru yapar ve onu iki ay karnına bağlı olarak taşır. Grup içinde gerçek bir hiyerarşi vardır; dişiler yiyecek ararken, erkekler güvenliği sağlar. Düşmana tüm erkekler aynı anda saldırdığı için leoparlar bile bu maymunlara bulaşmaktan çekinirler. ASYA DEVESİ (Camelus bactrianus) Çift hörgüçlü deve adı da verilen bu tür, Çin ile Türkistan arasındaki bütün Orta Asya'nın hayvanıdır. Bu yük hayvanlarından meydana gelen bir kervan saatte 3-4 km. hızla yürüyerek günde ortalama 48-50 km. yol alır. Her deve yaklaşık 200 kilo yük taşıyabilir. Hörgücünün tepesine kadar 2.10-2.15 m. boyunda olan bu hayvanın orta uzunlukta ve kalın bacakları vardır. Vücudunun üzerindeki tüyler tek hörgüçlününkinden daha uzun olduğundan yurdunun daha soğuk olan iklimine karşı koyması kolaydır. ASYA FİLİ (Elephas maximus) Asya fili, Afrika filine oranla daha küçük olur (en fazla 3 m.). Kulakları daha ufak, üçgenimsi, hortumunun ucu tek loptur. Erkeklerin savunma dişleri ince, uzun ve Afrika filinkinden daha hafiftir. Azı dişlerindeki kabartılar uzun şerit şeklindedir. Fillerin renkleri açık gri ile siyah arasında değişir. Doğada serbest olarak dolaşan bir fil günde 500 kg. kadar taze ot yer. Filin ömrü yaklaşık olarak 85 yıl gebelik süresi 21,5 aydır. Hayvanat bahçelerinde de üreyebilir. Yeni doğan fil yavrusu 1 metre boyunda 100 kg. ağırlığındadır. Asya fili işe daha yatkın ve yumuşak huyludur. ASYA KIZIL TİLKİSİ (Vulpes vulpes fulva) Amerikan kızıl tilkisiyle benzerlik gösterir. Genel olarak küçük ve orta boyludurlar. Asya'nın en hemen her yerinde görülür. Kızıla çalan özel renklerinden dolayı bu adla anılırlar. Burunları ve kulakları uzun ve sivridir. Gövdeleri adi tilkiye oranla daha yuvarlak ve daha tüylüdür. Fare, böcek, salyangoz, yılan ve sıçan ile beslenirler. Tilkiler ancak kış mevsiminde çok acıktıklarında kümes hayvanlarına saldırırlar. Tilkiler genellikle ilkbahar ve kış sonunda çiftleşirler. ASYA KÖPEĞİ (Cuon alpinus) Güney Sibirya, Çin, Orta Asya, Sumatra ve Java adalarında görülen bu güçlü etoburun kuyruk dahil uzunluğu 1.50 m, ağırlığı 20 kg'dır. Deniz seviyesinden 4000 m. yükseklikteki dağ ormanlarıında yaşarlar. Gündüz ve gece grup halinde avlanırlar. Geyik, vahşi keçi, sürüngen, böcek ve kara kabuklularıyla beslenirler. Dişi köpek, genellikle yükseklerdeki mağaralarda her keresinde 2-9 yavru doğurur. Doğumdan sonra yavrular bir yıl boyunca annenin yanından ayrılmazlar. Asya köpekleri grup halinde yaşarken belli bir liderleri yoktur. Bu nedenle grup içinde bol miktarda kavga görülür. Sayıları iyice azalan bu hayvan şu anda koruma altındadır. ASYA LEOPARI (Panthera pardus) Yaşam alanı Afrika'dan Güney Asya'ya kadar geniş bir coğrafya olan bu memelinin uzunluğu 90-190 cm, ağırlığı ise 40-90 kg. kadardır. Dişiler neredeyse erkeğinin yarısı ağırlığındadır. Kedigillerin her türlü doğaya en uyumlu üyesi olan bu hayvan, tıpkı diğer türdeşleri gibi ilginç desenli postu nedeniyle geçmiş yıllarda sorumsuzca avlanmışlardır. Dolayısıyla, gönümüzde koruma altına alınmış hayvanların arasında yer alır. Asya'nın ormanlık ve yeşillik alanlarında yaşadıkları bilinen, ama sayıları belirlenemeyen Asya leoparı, bugün dikkatle korunmaktadırlar... ASYA TAPİRİ (Tapirus indicus) Malaya tapiri adı da verilen bu tür, Malakka Yarımadası'nda ve kuzeyde Burma'ya kadar olan bölgelerde yaşar. Omuz hizasında boyu 1.30 m, ağırlığı 300 kg.'dır. Rengi kısmen kirli bir beyaz, kısmen siyah ya da siyahımsıdır. Sulak yerlerde yaşamaktan hoşlanırlar. Bataklıklar veya akarsu boyları toplu olarak bulundukları yerlerdir. Asya tapiri çoğu zaman geceleri hareket halinde olur. İyi bir yüzücüdür. Genellikle yalnız yaşar, ama üreme mevsiminde eş bulur. Dişi, her batında bir yavru yapar. Yaprak, ot, su bitkisi ve düşmüş meyvelerle beslenir... BABİRUSA (Babyrousa babyrussa) SIawezi Adası'nda yaşayan vahşi bir domuz türüdür. Bölge ormanlarında dolaşan bu hayvanların ağırlığı 90 kg'dir. Boyları 1 metreye yaklaşır. Geceleri avlanmaya çıkar; yaprak, meyve, tohum ve su bitkileriyle beslenir. Bazen, toprağı kazarak kurt, larva ve böcek de avlar. Genellikle yalnız yaşayan bu hayvan çiftleşme döneminde eş bulur. Dişi, 5 aylık bir gebelikten sonra iki yavru yapar. "Geyik domuz" adı da verilen bu hayvanın bugünkü sayısı belli değildir. BENGAL KAPLANI (Panthera tigris tigris) Genel olarak otlaklarda, bataklık bölgelerde ya da ormanlarda yaşayan bu hayvan iyi bir yüzücüdür. Geceleri avlanır. Avları arasında geyik, yaban domuzu ve tavus gibi çeşitli hayvanlar yer alır. Gücünü yitirmemiş iri memelilerden uzak durmasına rağmen fillere ve yaban mandalarına saldırdığı gözlenmiştir. Bazen insanların yaşadığı yerlere yaklaşarak sığırlara saldırır. Avlanma yeteneğini yitirmiş yaşlı ya da yaralı kaplanlar ile yavruları olan dişiler kolay bir av olarak insanı seçerler. Erkekleri dişilerden iri olup, omuz yükseldikleri 1 m'ye varır. Kuyrukları 1m, toplam uzunluğu 3,2 m. dolaylarındadırlar. Ağırlığı 160-300 kg.dır. Sıcak bölgelerde yaşayan Bengal kaplanlarının belli bir üreme mevsimi yoktur. Soğuk bölgelerde ilkbaharda ürerler. Dişiler 113 gün süren bir gebelik süresinden sonra 2-3 yavru doğurur. Yavrular erişkine benzer desende tüylerle kaplıdır ve hemen hemen avlanmaya hazır oldukları iki yaşına kadar annelerinin yanında kalırlar. Dişi kaplan ancak yavruları geliştikten sonra yeniden ürer. Ortalama ömürleri 11 yıldır. BEYAZ ELLİ GİBON (Hylobates lar) Güneydoğu Asya ve Sumatra'nın 2400 m. yüksekliğindeki yağmur ormanlarında yaşayan bu maymunun boyu 60 cm, ağırlığı ise 8 kg'dir. Kendi egemenlik alanlarında küçük gruplar halinde yaşarlar. Genellikle bütün günü ağaçların üstünde dolaşırlar ve ender olarak düşmüş meyveleri toplamak için yere inerler. Uzun tırnakları sayesinde ağaç dallarında rahatlıkla asılı durabilirler. Tatlı meyveler dışında böcek, küçük omurgalılar ve kuş yumurtasıyla beslenirler. Dişi, her batında bir yavru dünyaya getirir ve yavruyu ilk iki ay boyunca karnına bağlı olarak taşır. Gibon ailesi çok kalabalık bir tür olmasına karşın, açık renkleriyle diğerlerinden, özellikle de siyah gibonlardan hemen ayırt edilir. BOBAK (Marmota bobac) Orta Asya'nın yarı çöl ve kurak topraklarında yaşayan bu kemirgen hayvanın uzunluğu yaklaşık 65 cm'dir. Aile bireylerinden oluşan kalabalık gruplar halinde yaşarlar. Bobaklar, yuvalarını genellikle yüksekçe bir tepenin üzerinde yaparlar. Böylece yağışlı günlerde yuvalarının içine sel sularının girmesini önlerler. Gündüzleri yiyecek aramaya çıkan bu hayvan, bitki kökleri, tohum, meyve, böcek ve kuş yumurtasıyla beslenir. Erkeğiyle birlikte yerin altına kazdığı yuvasında dişi her keresinde 12 yavru dünyaya getirir. Tüm aile kış aylarında, kuru çalı çırpıdan yaptıkları yuvalarının içinde kış uykusuna yatar. Bu uyku sırasında marmotların vücut ısısı 4-8 dereceye düşer. Normalde 16 olan nefes alma ritimleri ise dakikada 2-3'e iner. BORNEO MAYMUNU (Manfelarvatus) Ağaç üzerinde yaşayan ve adalıların 'Hollandalı" anlamına 'Elanda" dediği bu maymun, ormanın suya yakın kısımlarını seçer. Yüzmesini bilir ve suyun içinde köpek gibi yol alır. Bir tehlike anında derhal suya dalar ve yarım dakika kadar sonra birkaç metre öteden suyun yüzüne çıkar. Öbür maymunlar kadar hareketli değildir. Bir dalın üzerinde uzun zaman sakin sakin oturduğu olur. Küçük sürüler halinde dolaşırlar. Çok ilginç bir burnu vardır. Burnun ucu erkekte çenenin altına kadar sarkar. Oldukça iridir, ortalama olarak 75 cm. uzunluğunda ve 20 kg. ağırlığındadır. Otçuldur, yaprak ve meyve ile beslenir. Dişiler de erkekler de oldukça kıskançtır. İhanete uğradıklarında vahşi bir tepki gösterirler. DAMGALI GEYİK (Axis axis) Hindistan ve Sri Lanka’da yaşayan bu hayvanın boyu 80 cm, ağırlığı ise 45 kg'dir. Orman yakınlarındaki çayırlıklarda kalabalık gruplar halinde yaşarlar. Tehlikeli olduğu için su kenarına yalnız giderler. Dişi, 7 aylık bir gebelik sonunda genellikle 1-2, ender olarak da 3 yavru doğurur. Ağaç yaprakları, çeşitli otlar ve meyvelerle beslenir. 30-44 cm boyunda, dallı boynuzları bulunur. Eti, derisi ve boynuzları nedeniyle avcıların en sevdiği av hayvanlarından biridir. Gerek insanların, gerekse vahşi yırtıcıların baş hedefi olduğundan genellikle geceler yiyecek aramaya çıkar. DEV PANDA (Ailuropoda melanoleuka) Çin’in Sı-çuan bölgesindeki çok sınırlı bir bölgede yaşayan bu hayvanın beyaz ve açık kızıl kahverengi tüyleri vardır. Yükseklerdeki ormanlarda yaşayan pandanın boyu 1.50 m, ağırlığı ise 75-160 kg arasındadır. Bambu filizleriyle beslenir. Ama bu arada, küçük balıkları, tavşanları da avlar. Yılın büyük bir bölümünü yalnız geçirir. Çok kısa süren çiftleşme döneminde eş bulur. Dişi, her batında sadece bir yavru doğurur ve 2-3 yıl onu yanından ayırmaz. Kışın karın altına yaptıkları yuvada kış uykusuna yatarlar. Nesli tükenmek üzere olan nadir bir hayvandır. Yüz tane kaldığı tahmin edilmektedir. Uluslar arası örgütlerin desteğiyle, bölgesinde sıkı bir korumaya alınmıştır… ENTEL MAYMUN (Presbytis entellus ) Pakistan, Nepal, Hindistan ve Sri Lanka’da yaşayan bu maymunun boyu 70 cm, kuyruğunun uzunluğu ise bir metredir. 120 bireyi geçen kalabalık gruplar halinde yaşarlar. Ağaçlarla kaplı dağlık bölgeleri tercih ederler. Yaprak, çiçek, meyve ile beslenirler. Ayrıca böcek de avlarlar. Dişi, her keresinde bir yavru doğurur ve yavru, uzun süre annenin karnına bağlı olarak gezer. Dişi, yavrusunu 12-15 ay boyunca emzirir. Daha sonra, grubun himayesinde büyür. 3-4 yaşına geldiği zaman yavrular kendi gruplarını kurarlar. Bu maymun, Hindistan'da kutsal sayıldığı için kent merkezlerinde ve mabetlerde bol miktarda ve serbestçe gezerler. GECE MAYMUNU (Tarsius bancanus) Sumatra, Borneo, Slawezi adalarının tropikal ormanlarında yaşayan bu maymun, adını, geceleri dolaştığı için almıştır. Baykuş gibi çok büyük göz sahiptir. Boyunun uzunluğu 12-14 cm, kuyruğu ise 20 cm'dir. Daldan dala atlamak için kuyruğunu kullanır. Gün boyunca ağaç tepelerinde uyuklayan bu hayvan gece böcek ve kurtçuk avına çıkar. Diğer primat olduğu gibi, dişi her batında tek yavru doğurur ve altı ay boyunca onu emzirir. GOBİ AYISI (Ursus arctos) Gobi Çölü ve Moğolistan'ın kurak düzlüklerinde yaşayan bu hayvanın yetişkin erkeğinin boyu 1.70 m, omuzlarının genişliği ise 95 cm.dir. Ağırlığı ise 100-200 kg. arasındadır. Çöl yaşamına çok mükemmel uyum gösteren bu hayvan, yaşadığı bölgedeki otları, çeşitli bitkilerin köklerini ve meyvelerini yiyerek beslenir. Beslenmeye gece serinliğinde çıkar. Gobi Ulusal Parkı'nda titizlikle korunan bu ayının 40-60 tane kaldığı tahmin edilmekte ve bu nedenle çok sıkı gözetim altında tutulmaktadır. Ancak, son yıllarda, Gobi Çölü'nün çevresindeki ekosistemin bozulması, Gobi ayısının geleceğini hayli karartmaktadır. HİNT ANTİLOPU (Antilope cervicapra) Hindistan'ın çayırlık bölgelerinde yaşayan bu antilobun yetişkin erkeğinin yüksekliği 85 cm, ağırlığı ise yaklaşık 40 kg'dır. Dişisinin rengi daha açık ve boynuzları çok daha küçüktür. 15-20 bireylik gruplar halinde yaşarlar. Her türlü ot ve bitkiyle beslenirler. Dişi her defa bir yavru dünyaya getirir ve ender olarak ikiz doğurur. Bu hayvanlardan bugün 1500 tane kaldığı tahmin edilmektedir. Batı Hindistan'daki Velavadar Ulusal Parkı'nda koruma altına alınmışlardır. Ancak, civardaki köylerin köpeklerinin saldırısına uğramaktadırlar. HİNT BUFFALOSU (Bubalus Arnee) Borneo Adası dahil tüm güney ve Güneydoğu Asya'da yaşayan bu hayvanın yüksekliği 1.80 m, ağırlığı ise 800-850 kg'dır. Göl ve nehir kıyılarında çiftler halinde dolaşırlar. Her çiftin kendi bölgesi vardır. Dişi, her batında bir yavru doğurur ve yavru doğumdan yarım saat sonra ayakları üzerine dikilir. Anne, altı ay boyunca yavrusunu emzirir. Ot, tohum, bambu yaprağı ve su bitkileriyle beslenir. Genellikle sabahın erken saatlerinde ve öğleden sonra besin aramaya çıkar. Günün geri kalan bölümünü su içinde serinleyerek geçirir. Vahşi Hint buffalosu, fillerin bile korktuğu tehlikeli ve saldırgan bir hayvandır. Bengal kaplanı bile, boynuzlarından ürktüğü için ona saldırmaz. Evcilleştirilen buffalolar ise inek ve öküz gibi köylülerin en yakın yardımcısı olurlar... HİNT GERGEDANI (Rhinoceros unicornis) Tek boynuzlu olan Hint gergedanı, Assam, Nepal ve Hindistan’ın Bengal bölgesinde yaşar. Yetişkin bir hayvan, 2m boyunda ve 4 ton ağırlığındadır. Bambu ağaçlarının bulunduğu sulak bölgelerde dolaşır ve iyi bir yüzücüdür. Genel olarak çift yaşarlar. Yaşlı erkekler yalnızlığa terk edilir. Bambu dalları, tohum, ot, yeşil bitki ve su bitkileriyle beslenir. Dişi her batında 1, ender olarak 2 yavru doğurur. Geçmiş yıllarda boynuzlarının afrodizyak olduğuna inanılması nedeniyle bol miktarda avlanan bu hayvan günümüzde ulusal servet olarak koruma altına alınmıştır. MANGUSTU (Herpestes edvvardsi) Arap Yarımadası dâhil tüm Güney Asya'da, Birmanya ve Sri Lanka'da yaşayan bu hayvan, gerçek bir kobra avcısı olarak tanınır. Boyunun uzunluğu 50 cm. kuyruğununki ise 35 cm'dir. Kayalıklarda ve kumlu topraklarda yaşayan mangust, yuvasını ya toprağa ya da bir mağaraya kurar. Aile bireylerinden oluşan küçük gruplar halinde yaşayan mangustlar küçük kemirgenlerle, böceklerle, sümüklüböceklerle ve kuş yumurtalarıyla beslenirler. Çok hızlı hareket ettikleri için en zehirli yılanlara bile saldırırlar ve ani bir diş darbesiyle kafalarından yaralarlar. Dişi mangust, 12 hafta süren bir hamilelik döneminden sonra 2-4 yavru dünyaya getirir. KAR LEOPARI (Uncia uncia) Türkistan dağlarında, Tibet'te, Aral ve Baykal Gölü civarında yaşayan bu güçlü etobur hayvanın ağırlığı 23-41 kg, uzunluğu ise 2,50 m.dir. Kuyruğunun uzunluğu ise bir metreyi geçer. Genellikle 3000-4000 m. yüksekte yaşar, ama kış aylarında daha aşağıya iner. Yalnız yaşar ve sadece kendi egemenlik alanında avlanır. Mağaralara yaptığı yuvasından avlanmak için geceleri çıkar. Vahşi keçi, vahşi domuz, tavşan, tavuk, iri kertenkeleleri ve geyik avlar. Dişi, her batında 1-5 yavru doğurur... KÜÇÜK PANDA (Ailurus felgens) Himalayalar'ın Nepal'den Assam'a kadar uzanan bölgelerinde yaşarlar. Uzunluğu 1.10 m. olmasına rağmen bunun 50 cm'si kuyruğudur. Parlak kırmızı renkte, sarı parıltılı, sık, yumuşak ve uzun tüylü, kedi büyüklüğünde bir hayvandır. Küçük hayvanları, böcekleri avlayarak beslenir, fakat meyve, kök ve yumurta da yer. Ağaçlara tırmanır. Genellikle bambu ormanlarında dolaştığı için en tercih ettiği yiyecek maddesi bambu tohumudur. Dişi her batında 1-4 yavru doğurur. Yavruların gözleri 7-9. günlerde açılır. Genellikle yalnız yaşayan ve çiftleşme döneminde eş bulan bir hayvandır. Yavrusunu bir yıl yuvada besler...
LANGUR (Pygathrix nemaeus) Laos, Vietnam ve Hainan Adası'nda yaşayan bu hayvanın boyunun uzunluğu 1.50 m'dir. Bunun yaklaşık yarısı kuyruğudur. Aile bireylerinden oluşan küçük gruplar halinde yaşarlar. Erkeğin birden fazla dişisi vardır. Otobur olan bu maymun, meyve, tohum, çiçek ve taze ağaç yaprağıyla beslenir. Her grubun kendine özgü bir egemenlik alanı vardır ve bunun dışına pek çıkmazlar. Sinirli ve kavgacı hayvanlardır. Dişi, her batında sadece bir yavru yapar ve bir süre onu karnına bağlı bir şekilde taşır... MALAYA AYISI (Helarctos malayanus) "Güneş ayısı" da denilen bu küçük ayı, Birmanya, Çin Hindi, Tayland, Malaya Yarımadası, Sumatra, Borneo ve Güney Çin'in bazı kesimlerinde ormanlarda bulunur. Tropikal yörelerdeyse dağlarda ve düzlüklerde yaşar. Rengi siyah olan bu tür, dünyadaki ayıların en küçüğüdür; boyu yaklaşık 1.20 m, ağırlığı 30-70 kg. arasındadır. Tıknaz ve güçlü bir hayvan olan Malaya ayısının tabanları birçok ayının tersine çıplaktır. Ağaçların üstündeki kırık ve eğilmiş dallardan kendine bir yuva kurar ve geceleri yaban arılarını yakalar. Karıncalar, Hindistan cevizinin yumuşak ucu, küçük kemirgenler, kuşlar ve meyveler diğer yiyecekleridir. MALEZYA OKLU KİRPİSİ (Atherurus macrurus) Güneydoğu Asya'da ve Çin'de yaşar. Afrika'daki oklu kirpilere çok büyük benzerlik gösterir. Boyu yaklaşık 40cm, kuyruğunun uzunluğu ise 20 cm'dir. Baş, boyun ve karın kısımları sert kıllarla kaplıdır. Dikenlerinin uzunluğu 10 cm'i bulur. Genellikle kahverengi rengindedirler ama karın kısımları daha koyudur. Oklu kirpilerin oklarını fırlattıkları tamamen yanlış bir inanıştır. Bu hayvanların eti çok lezzetli olduğundan, gerek yırtıcıların gerekse avcıların bir numaralı hedefi haline gelmiştir. Oklu kirpiler böcek, kurt, larva ile beslenirler. Bu hayvanlar aynı zamanda otoburdurlar ama ekili tarlalara zarar vermezler. Tam tersine, tarlaları parazitlerden temizlemekte büyük faydaları vardır. MUNTJAK (Muntiacus muntjak) Bütün Güney ve Güneydoğu Asya ile Bali Adası’nda yaşayan küçük bir geyik türüdür. Yüksekliği 50 cm, ağırlığı 18 kg.dır. Erkeğinin 15 cm. uzunluğunda tek çatallı boynuzu vardır. Dişisinin boynuzları yoktur. Çok düşmanı olduğu için geceleri ot, ağaç dalı ve yere düşmüş meyve arar. Dişisi, her batında bir, ender olarak iki yavru yapar. Yavru, birkaç gün içinde ayağa kalkar ve annesini izler. Bu geyiğin alnındaki bir bezeden salgıladığı sıvı, yerinin kolayca bulunmasına neden olur. NİLGİLİ LANGURU (Presbytis johnii) Hindistan ve Güneydoğu Asya'da yaşayan bu maymunun en tipik özelliği, çok güçlü bir ses sahip olmasıdır. Boyu 97 cm, ağırlığı 9-13 kg'dır. En yüksek ağaçların dallarında, aile bireylerinden oluşan küçük gruplar halinde yaşarlar. Meyve, yeşil yaprak, böcek, kuş yumurtası ile beslenirler. Dişi maymun, her batında bir yavru doğurur ve onu bir süre sırtında taşır. Gibon maymunlarına çok benzedikleri için onlarla karıştırıldıkları da olur. Ancak, diğerlerinden farkı, ellerinin beyaz olmaması ve ikinci ile üçüncü parmakları arasında bir zar perdesinin olmasıdır... ORANGUTAN (Pongo pygmaeus) Sumatra ve Borneo'nun 1500 m. yüksek bölgelerinde yaşayan bu hayvan, gorilden sonra en iri maymundur. Orangutanlar tutsak olarak yaşayamazlar. Çünkü insanlardaki hastalıkların çoğu, özellikle akciğer hastalıkları kolayca bu hayvanlara bulaşabilir. Ön ayaklarıyla dallara asılmayı çok severler. Böylece gövdeleri dimdik, sanki havada oturuyorlarmış gibi görünürler. Gece, ağaç üstünde, dallar ve yapraklarla yaptıkları bir düzlükte uyur, bu yuvayı her gece yeniler. Yağmur mevsiminde yapraklar onları yağışlardan korur. Boyu 1.80 m'yi, ağırlığı erkeklerde 100 kg'yi bulur. Kol açıklığı 160-210 cm. arasında değişir. Kolları çok kaslı ve güçlü, başparmakları küçüktür. En sevdikleri yiyecek, tropikal meyvelerdir. Dişinin 230 gün süren gebelik dönemi sonunda doğurduğu yavru, ilk iki yıl bütünüyle anaya bağımlıdır. 8 yaşında ergenliğe erişir, 12 yaşında çiftleşmeye hazır ölür ve 40 yaşına kadar yaşayabilirler. RHESUS MAYMUNU (Macaca mulatta) Kan gruplarının ayrılması için yapılan denemelerde kullanılan bu maymun, Güney ve Güneydoğu Asya'da yaşar. Genel olarak akarsu kıyılarında gruplar halinde dolaşırlar. Grubun lideri, en güçlü erkek bireydir. Ortalama 60 cm. uzunluğundadır. Çok hareketli ve oynak olduğu için hayvanat bahçelerinde çok yer alır. Hindular için kutsal kabul edildiklerinden tapınaklara serbestçe girip çıkarlar. Ot, meyve, ceviz, vahşi bitkilerle beslenir. Kandaki Rh faktörünün ismi bu maymunun adının ilk iki harfinden gelmektedir. (Rh+ ve Rh-) SULKAN (CÜCE PİKA) (Ochotna pusula) Kazakistan ve Rusya'nın kurak bölgelerinde yaşayan bu hayvanın uzunluğu 15 cm. kadardır. Genellikle tavşana benzer ama kuyruğu çok kısadır. Çıkardığı ses nedeniyle halk arasında "ıslık çalan tavşan" diye da adlandırılır. Koloniler halinde yerin 40 cm. derinliğine kazdıkları galerilerde yaşarlar. Dişi cüce pika, yılda 2-4 kez 7 ile 13 yavru dünyaya getirir. Bu hayvanlar ot ve yaprak ile beslenirler ve yuvalarında 8 kiloya yakın ot depolarlar. Geçmişleri 44 milyon yıl öncesine giden cüce pikaların çok gelişmiş bir duyma ve görme yetenekleri vardır. TIKNAZ LORİ (Nycticebus coucang) Assam, Endonezya ve tüm Güneydoğu Asya'da yaşayan bu primatın uzunluğu 40 cm, ağırlığı ise 1,5 kg'dır. En önemli özelliği çok kısa olan kuyruğudur. Gündüzleri uyuyan bu hayvan, gece kendi egemenlik alanında avlanmaya çıkar. Böcek, küçük sürüngenler, küçük kuşları avlar; bunların yanı sıra bambu tohumu, kuş yumurtası ve tatlı meyvelerle beslenir. Dişi, 180 günlük bir gebelik döneminden sonra bir tek yavru doğurur. Yuvasını, ağaçların tepelerindeki kovuklara yapar. TİBET SIĞIRI (YAK) (Bos grunniens) Orta Asya'nın yüksek yaylalarında, 6000 m. yüksekliklerde yaşar. Ağırlığı yarım ton kadardır. Burnu kılsız, boynuzları lir biçiminde ve bir metre uzunluğunda, fakat biraz ayrıktır. Bütün vücudu ve gerdanı yere kadar sarkan saçaklı kıllarla kaplıdır. Atınki gibi uzun kıllı kuyruğu vardır. Yak, omuz başında yüksekliği 1.80 m'yi bulan büyük bir sığırdır. Taşıt hayvanı olarak kullanılır. Etinden, sütünden ve yününden faydalanılır. Genellikle yalnız yaşar, ama üreme mevsiminde dişi için diğer erkeklerle dövüşürler... Tibet yaylalarında 300 yıl önce evcilleştirildiği tahmin edilen bu hayvanın sütünün tadı ekşi, ama çok besleyicidir. Vahşi yak, bugün tamamen yok olmuştur. VAHŞİ ASYA EŞEĞİ (Equus prezevvalskii) Bazı zoologlar tarafından ayrı bir tür kabul edilir. Ancak Afrika yaban eşeğinin coğrafi yönden ayrı bölgede, Asya'da yaşayan bir çeşididir. Güney Sibirya, Gobi Çölü, Kuzey Hindistan, Moğolistan, Afganistan, İran, Suriye, Irak ve Kuzey Arabistan düzlüklerinde yaşar. Kırmızımsı postunun sırtı boyunca kara bir çizgi uzanır. 1.45 m. yüksekliğinde, 350 kg. ağırlığında bir hayvandır. Erkek, kendine 5-15 dişilik bir harem kurar. Genellikle kuru ot, yaprak, bitki kökü yer. Suya çok düşkündür; bu nedenle, 3-4 gün susuz kalırsa ölür. Dişi, ilkbaharda yaklaşık 45 kg. gelen bir yavru doğurur. Soyu çok azaldığı için son yıllarda hayvanat bahçelerine alınan bu hayvan yeni ortamına çok zor uyum sağlamıştır. BALIKÇI (VAHŞİ) KEDİ (Felis viverrina) Güneydoğu Asya'da, Çin'de ve Endonezya'nın bir kısmında görülen bu memelinin derisinin üzerindeki tabaka ile en dıştaki kürkü, onu her türlü soğuk hava şartından korur. Parmak araları yarı perdeli ön ayakları onu müthiş bir yüzücü haline getirmiştir. Yaşadığı bölgenin akarsularında, bu yeteneğiyle balık avlar. Balığın yanı sıra yengeç ve diğer küçük su canlılarını severek yer. Yaklaşık 15 kg. ağırlığındaki bu kedi çok aç kalırsa, kendinden büyük keçi, buzağı hatta köpek gibi kara hayvanlarına da saldırıp onları öldürebilir. |